RSS Feed

-MURAT

Otobüs yolculuklarını çok severim.gitmek istediğim yere hızlı gitmek gibi bi derdim yoksa öncelik otobüs olmalı..yalnız yapılan otobüs yolculuğu çekici gibi dursa da sevdiğin biriyle yapılan çok daha eğlenceli olabiliyo..Hatta kullandığın güzergah çoğunlukla aynıysa,kullandığın firma aynıysa ve gittğin saatler benzerse birbirne aynı muavinlerle karşılaşman kadar doğal bişey yok..Muavin muhabbetleri çok eğlenceli olur..Eğer ön koltuklardaysan şöför-muavin atışmalarını dinleyebilirsin..Muavinlerin hareketlerini takip edebilir,hatta onlar hakkında fikir edinebilirsin bu gözlemlerle..

Muavinler-bazı kesimlerde maavin olarak da bilinir- otobüs hareket ederken artistik bi hareketle kolonyayı ellerine döker ardından güzelce saçlarını sıvazlarlar..Ve aynısını otobüs terminale yaklaşınca yine yaparlar..Bir diğer saptama ise yolcuların kırmızı düğmeye basmasıyla birden superman gibi hisseder kendini ve sadece ‘su’ isteyen yolcuya sanki hayat bahşetmiş gibi mutlu ve huzurlu olur..’Buralar hep benim’ edasıyla şöförün yanındaki yerini alır tekrardan..Daha önceki yolculuklardan tanıdığı yolculara karşı farklı bi tutumu vardır..Onları artık benimsemiştir ve daha bi ilgili olur, yanından geçerken bıyık altı gülümsemeyle seni hatırladım demek ister sanki..Şöförle konuşurken yolcuya inceden laf atmalar da cabası..Muavinler hep ilgimi çekmiş ve her fırsatta da konuşmak istemişimdir..Tanıdık yolculardan olmuşluğum da çoktur..

Yol hikayeleri adı altında baktığımızda herkesin hayatında çok fazla  anısı mevcuttur..Benim yol hikayelerime baktığımda her andığımda gülümseten durumlarım var..

İstanbul-Kayseri otobüs yolculuğunda iki ‘tanınmış’ yolcuyduk;kuzenim ve ben..Pek çok kez aynı saatlerde ve aynı firmayla gitmişliğimiz vardır..Yol uzun ve bir süre sonra can sıkılmakta..Walk-man modası almış başını gidiyor..-Eğer ismini yanlış yazdıysam alınmasın bana woltmen diyen de mevcut biliyorum..- Eğer yanlışsa bunun tek sebebi olabilir benim hiç walk-man’im olmadı..O yıllarda benim yuvarlak,masa üstünde dönen dünya haritaları vardır ya heh işte ondan az biraz daha büyük bi radyom vardı..mavi-gri renklerde..İster pille ister fişle çalıştırabiliyodum..Kasetlerim vardı..Düş Sokağı Sakinleri ve Duman favorimdi..Kuzenim bize geldiğinde radyomu büyük heycanla çalıştırır.Bi Düş sokağı bi Duman bazende FM’li radyo dinlerdik🙂

İşte bu yolculuklarda hep şimdi evde olsak da Düş sokağından ‘sevdan bir ateş’i dinlesek diye hayıflanırdık..

Ve bigün şoförün hemen arkasındaki koltukta yerimizi almıştık..Muavin yine bıyık altı gülümsemesiyle sizi tanıdım mesajını veriyordu..Ancak  bu sefer her şey aynı değildi..Artık yanımızda mavi-gri radyomda vardı..Market poşetine koyduğumuz radyomuz..Otobüsün hareket etmesiyle kulaklık girişine kulaklığımızı taktık,yol Murat’ın huzur dolu sesiyle daha bi anlamlı geldi bana…🙂

One response »

  1. uçak yolculuklarınız hakkında da bir yazı kaleme alsanız eminim bundan daha eğlenceli bir yazı çıkar ortaya.. :)) teşhisleriniz göz alıcı..

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: